Anasayfa Manşet

Ankara'da Medya Zirvesi: Gazeteciler Sansür ve Dezenformasyona Karşı Buluştu

Ankara'da düzenlenen Etik Gazetecilik zirvesinde, dezenformasyon, otosansür ve basın yasası eksikliği masaya yatırıldı. Medyanın sorunları ve çözüm önerileri detayları.

-"Etik Gazetecilik Projesi" kapsamında başkentte bir araya gelen medya temsilcileri, sektördeki yozlaşmaya ve otosansüre karşı öz denetim çağrısı yaptı

-Toplantıda eksikliği vurgulanan basın meslek yasasının yanı sıra, gazeteciler arası dayanışmayı artıracak sürdürülebilir iletişim ağlarının kurulması hedeflendi

Türkiye’nin dört bir yanından gelen medya temsilcileri, etik gazetecilik ilkelerini yeniden canlandırmak ve dezenformasyonla mücadele etmek amacıyla Ankara’da düzenlenen zirvede bir araya geldi.

Uluslararası çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen toplantıda; medya okuryazarlığı, dijital manipülasyon ve çatışma çözümleme başlıkları ele alındı.

Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Başkanı Şakir Gürel'in açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, basının ve ifade özgürlüğünün nitelikli bir zemine oturtulması gerektiği vurgulandı. Basın Konseyi Avrupa Birliği (AB) Projeleri Direktörü Alişan Kuloğlu ise projenin İstanbul'dan sonraki durağının Ankara olduğunu belirterek, "Burada atacağımız her adım geleceğe konulan güçlü bir tuğladır" ifadelerini kullandı.

Uluslararası Basında Özgürlük Sorunu

Toplantıya uluslararası bir perspektif katan Alman sivil toplum kuruluşu Crisp yetkilileri, Avrupa Birliği üye ülkelerinde basının bağımsızlığı önünde ciddi engeller bulunduğunu belirtti. Özgür basının varlığının giderek azaldığına dikkat çekilen oturumda, sektördeki baskı ve gerilemenin küresel bir sorun olduğu ifade edildi.

Sektördeki gerilemenin somut bir göstergesi olarak, Almanya'nın küresel basın endeksindeki konumunun 2025'ten 2026'ya uzanan süreçte 11. sıradan 15. sıraya gerilemesi paylaşıldı. Çatışma önleme mekanizmaları üzerine yürütülen simülasyon tabanlı metodolojiler de katılımcılara aktarıldı.

Sektörel Özeleştiri: "Kendimize Niye Çare Olamadık?"

Etkinliğin ikinci oturumunda, medyanın kendi iç dinamiklerine yönelik sert bir özeleştiri yapıldı. Gazetecilerin kendi kendilerini nasıl sansürlediklerinin tartışıldığı bölümde, kitle iletişiminde eksik bırakılan unsurlar ve yapısal sorunlar masaya yatırıldı.

Basın Konseyi AB Projeleri Direktörü Kuloğlu, sektörde güçlü bir otokontrol ve otosansür mekanizmasının yerleştiğini, gazetecilerin olası baskılar nedeniyle haberleri eksik sunduğunu veya hiç yayımlamadığını belirtti.

Tüm İnternet Medyası Federasyonu (TİMEF) Başkanı olarak da görev yapan Şakir Gürel ise profesyonel gazetecilerle sosyal medya kullanıcılarının birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurgulayarak, kapsamlı bir basın meslek yasasının eksikliğine dikkat çekti.

Gazeteci Vedat Sezer yayın yasaklarının "kopyala-yapıştır" haberciliğini artırdığını, Erkan Ayçam da itibar suikastları ve dava baskılarının medya çalışanları için büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

Çıkış Yolu: Sürdürülebilir İletişim Ağları

Zirvenin son bölümünde, gazetecilik mesleğini daha özgür kılmak ve deneyim paylaşımını artırmak amacıyla "Networking" (Ağ Geliştirme) stratejileri üzerine odaklanıldı. Katılımcılar, interaktif oyunlar ve zihin haritaları aracılığıyla sorunlara yönelik pratik çözümler üretti.

Mesleki iletişim kanallarının geliştirilmesinin gazetecilerin bireysel ve sosyal gelişimine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı.